F.Hande BATMAZ

 
  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır

F.Hande BATMAZ

SÜT KARDEŞLER

e-Posta Yazdır PDF

             Bildiğiniz üzere geçtiğimiz hafta içinde ülkemizdeki birkaç ilde ilköğretim öğrencilerine dağıtımı yapılan sütlerden zehirlenenler oldu. Birçoğumuz ise bu duruma çeşitli mecralarda hayli tepki gösterdik. Gösterilen tepkiler, devlet eliyle uygulanmakta olan bir durumun ne denli özensiz olduğuna ilişkin olmaktan da öte, devlet büyüklerimizin bu durum karşısında yaptıkları beyanatlaraydı. Birçok ilde dağıtılan bu bozuk sütlerin çocukların midelerine dokunmuş olabileceği, dolayısıyla bir zehirlenmeden bahsetmenin yanlış olacağı belirtildi. Pek sevgili okuyan, yirmi birinci yüzyıl Türkiye'sinde, yaşadığımız onca sıkıntı ve geçirdiğimiz badirelere rağmen hala dünyanın 'en'lerince takip edilmekteyiz. Türkiye her ne kadar hala gelişmekte olan bir ülke statüsünde de olsa gözleri üzerimize çevrilmiş 'büyük' güçlerin anbean kapsama alanındayız. Dolayısıyla Türkiye gibi güçlü bir ülkede, değil üçüncü dünya, dördüncü dünya ülkelerinde bile zor rastlanacak durumların hala yaşanıyor olması  üzücüdür. Devlet kavramının içerisine büyük-küçük hata ayrımını koyamazsınız. Devlet hatasız olan, hatalı dahi olsa kendisine sırtını dayamış vatandaşını dimdik ayakta tutandır. Bu ve bunun gibi durumların vaktin birinde herhangi bir dünya vatandaşı ile iletişime geçtiğinizde yüzünüze vurulması ise hayli üzücüdür.

                Gel gelelim, o sütleri bir an evvel içmek için heyecan ile tutan minik ellere...

                Birey gelişip, büyürken millet bağlılığını önce ülkesine olan inancından alır. Devletinin her koşulda yanında olacağına inanmalıdır. Ve bu duygular ancak  mide bozulmasından öte bir durum yaşayan o minicik beyinlerde, kocaman yüreklerde gelişir. Belki de o çocukların öğretmenlerine, okuluna ve dolayısıyla hayata olan inancı, güveni o bir kutu içindeki taze sütten geçiyordur. Çocuk dediğiniz varlığın en büyük hazinesinin o yaşlarda yaşamış olduklarını biliyor olmamız gerekli.                 Çocukların en büyük heyecanları o gün okulda yaşamış ve bu dünyaya ait 'yeni' bir şeyi hafızalarında tutup, geleceğe aktarmaktır. İşte bu yüzden hiçbir bireyin hiçbir devletin kendi geleceğini bu denli basit hatalar ile hoyratça harcamaya, harcatmaya hakkı yoktur.

                                                                                              Sevgiyle,

                                                                                              Feride Hande BATMAZ

                                                                                              www.handebatmaz.com

 

OLAN HAYIRDIR

e-Posta Yazdır PDF

 "Olan hayırlıdır." der, babaannem. Bu yüzden bir seyahate çıkmak için planladığı vakti değiştirmez mesela. Ne öne çeker, ne erteler. Yapılması gerekenin belirlenmiş bir vakti varsa, buna ilişkin yapacağınız her bir müdahaleyi engeller. Çünkü "Olan hayırlıdır". Bir anlamda tevekkül dediğimiz şeye de çok yakındır. İnsanı fena halde rahatlatır, huzura kavuşturur. Hemen hepimizin yaptığı gereksiz ve hiçbir sonuca varmayan muhasebeleri sadeleştirir.

                Çünkü gerçekten olanda bir hayır vardır. Ve çünkü gerçekten Yaradan'ın kusursuz planı hazırdır.

                 Hepimiz kendi yaşam yolculuğumuza  şöyle bir baktığımızda bizi üzen ve hatta sevindiren her şeyin 'olması gerekmiş' olduğunu görürüz. Çünkü esasında yaşamın kendisi  'olan' ve içinde bizim bulunmamız bir 'hayırdır'.

                Hayat, içinde bulunduğumuz bahar mevsimi gibi biraz. Az bulutlu, yer yer yağışlı, güneşin kendisinden mahrum bırakmadığı, yeşermeye her daim hazır bir bahar... Yaşanan her ne varsa, acı, keder, sevinç, dostluk, muhabbet...Hepsi varlığımızı geçici bir süreyle çaktığımız dünyevi hayatın ta kendisi. Bu yüzden başta kendim olmak üzere, 'olanlar' karşısında verdiğimiz tepkilere hep şaşırmamalıyız. Yani niye yaşadıklarımızı basite indirgeyemeyiz? Niye olağan bir şekilde kucaklayamayız ki?  Hepimiz et ve kemiğin bütünü ve bir gün gerçek sahneye geçişimizin olacağını bildiğimiz halde başımıza gelenlere niye  ah vah eder, yükünü taşırız? İşte bu yüzden olanın hayırlı olduğunu, olacağını bilmek iyi bir şeydir. Bir parça da olsa bu olgun düşünce seviyesine yakınlaşırsa insan hafifleyecek, kuş gibi olacaktır. Neyin, kimin niçin yaşamımızda olduğunu şimdiki zamanın at gözlüğü içinde kavrayamayız. Oysa bir kanatlı gibi göklerden bakabilsek, geçmişi, şimdiyi ve geleceği pek ala anlayabilir, sindirebiliriz.  

                Sevgiyle,

Feride Hande BATMAZ

hande.batmaz@hotmail.com

www.handebatmaz.com

 

OYUNCAK HAYALLER

e-Posta Yazdır PDF

           OYUNCAK HAYALLER

Büyük ideallerin anavatanı çocukluktur. Bunu ideallerimizi şekillendirdiğimiz olgun çağlarımızda ancak fark ederiz. O çocukluğun doğru yönlendirilmiş hayal gücü ile nasıl kuvvetli bir sermaye olduğunu da işte tam bu noktada, bu yaşta pek iyi anlarız.

Üstad Sunay Akın tarafından bu ülkeye armağan edilmiş Oyuncak Müzesi’ni gezerken çocukluğun ne büyük bir dünya olduğuna kanaat getirmiş oldum. Müzede Cumhuriyet’imizin çeşitli dönemlerine ait oyuncaklar, her bir dönemin kendi hikâyesiyle Sunay Akın’ın tatlı sesinden usulca anlatılıyor. Ülkemizdeki oyuncak severlerin ve Sunay Akın’ın kendi koleksiyonundan bağışladığı oyuncaklar dışında Avrupa, Amerika Birleşik Devletleri ve dünyanın dört bir yanından getirtilmiş olan oyuncaklar da müzede yerlerini almışlar. İster istemez sonunu sosyal bir gerçekliğe bağladığım bir karşılaştırma yapıyorum. İdeallerin nasıl da çocuk toprağına ekilip gerçeğe dönüştürüldüğünü görüyorum.

Son Güncelleme ( Salı, 24 Nisan 2012 14:38 )
 

'EUROVISION'SAL HALLER

e-Posta Yazdır PDF

 'EUROVISION'SAL HALLER

                Kuaförüm soruyor:

                - Ablacığım, Eurovision şarkımızı dinledin mi?

                - Henüz dinleyemedim, nasıl?

                - Ablacığım yine sonuncu olacağız galiba!

                Ulusal bir ritüel olarak bu konuşma ve türevlerinin birçoğumuzca yapıldığını biliyorum. Günümüzü ve geleceğimizi ilgilendiren nice konuda gösterilmeyen ciddiyetin Eurovision Şarkı Yarışması ve benzeri hadiselere verilmesi garip gelmiyor esasında. Maalesef biliyoruz ki şu güzel topraklar üzerinde yaşayan canım insanımız, yaşamın yaşamsal gerçeklerinden nedense hep kaçmaya çalışmıştır. Yorganın yünü yerine ipinin derdine düşme gibi bir özelliği vardır. Bu nedenle hiçbir sanatsal ve kültürel yaklaşımı olmayan bir garip yarışma için günlerce, aylarca kafa yorabilmektedir. Bizi bizden pek daha iyi tanıyan mental Avrupalı ise "Aaa bak kuş uçuyor!" güzellemeleri ile ruhani doğu insanının dikkatini bu yüzden pek kolay dağıtabilmektedir.

Son Güncelleme ( Salı, 24 Nisan 2012 14:37 )
 

1+1

e-Posta Yazdır PDF

                  "Şimdi artık İstanbul'da yeni evlenecek çiftler 1+1 daireleri tercih ediyor. Pek tabi ayrılma ihtimaline karşılık, onlarca daha mantıklı...". Ne çok şey anlattı şu kısacık cümle bir bilseniz.

                İstanbul'da yaşayan arkadaşım ile sohbetimiz esnasında metropol kadını ve erkeğinin 'yuvaya' bakışını bilinçsizce de olsa özetleyivermiş olduk. Yaşamımı sürdürdüğüm canım Anadolu'da ise 'işler' 1+1 den hayli uzak. Bir ailenin ne denli fedakarlıkla kurulduğunu bilmeniz, öğrenmeniz yetmiyor. Aynı zamanda o yuvanın aynı sabır ve özveri ile uzun yıllar tek çatı altında nasıl barınması gerektiğini de öğreniyorsunuz. Evet, hayatta kimi şeyler yalnızca geldiği gibi yaşanamaz diyorum. Anneannelerimizin, dedelerimizin tecrübelerini, dinletilerini kulaklarımızı açarak şu beyinlerimize hapsetmek, ruhlarımıza teslim etmek gerekiyor. 1+1 iken 4+1 haline gelecek bir yuvayı inşaa etmeyi de bu sebeple iyi öğrenmek gerektiğini düşünüyorum.

Son Güncelleme ( Salı, 24 Nisan 2012 14:37 )
 
  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  4 
  •  5 
  •  6 
  •  7 
  •  8 
  •  9 
  •  10 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »
Sayfa 1 / 18

Besleme Görünümü

F.Hande BATMAZ
Hande Batmaz kişisel sitesi
  • SÜT KARDEŞLER

                 Bildiğiniz üzere geçtiğimiz hafta içinde ülkemizdeki birkaç ilde ilköğretim öğrencilerine dağıtımı yapılan sütlerden zehirlenenler oldu. Birçoğumuz ise bu duruma çeşitli mecralarda hayli tepki gösterdik. Gösterilen tepkiler, devlet eliyle uygulanmakta olan bir durumun ne denli özensiz olduğuna ilişkin olmaktan da öte, devlet büyüklerimizin bu durum karşısında yaptıkları beyanatlaraydı. Birçok ilde dağıtılan bu bozuk sütlerin çocukların midelerine dokunmuş olabileceği, dolayısıyla bir zehirlenmeden bahsetmenin yanlış olacağı belirtildi. Pek sevgili okuyan, yirmi birinci yüzyıl Türkiye'sinde, yaşadığımız onca sıkıntı ve geçirdiğimiz badirelere rağmen hala dünyanın 'en'lerince takip edilmekteyiz. Türkiye her ne kadar hala gelişmekte olan bir ülke statüsünde de...

Müzik Listesi


PopUp MP3 Player (New Window)

Turkish Arabic Chinese (Traditional) English French German Italian Japanese Russian Spanish

Galeri

Kimler Sitede

Şu anda 33 konuk çevrimiçi
Parçalı Bulutlu

11°C

Kayseri

Parçalı Bulutlu
Nem: %90
Pzt 6°C / 19°C Yağmur İhtimali
Sal 10°C / 23°C Az Bulutlu
Çar 12°C / 27°C Yağmur İhtimali
Per 11°C / 27°C Az Bulutlu
HÜMA
Hüma Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesi

Anketler

Hangi Fotoğrafları Beğendiniz